SARIMİYE CAMİİ VE MEDRESESİ
 

  Yapım tarihi tam olarak bilinmesede avlu girişinde yer alan yazıta göre 1131H./1719M. yılında Sarımi Hacı Halil tarafından yeniden tamir ettirilmiştir.Cami gibi medrese ile ilgili bilgilerde kısıtlıdır.Restorasyon çalışmaları 2003 yılı itibariyle tamamlanmış ve ibadete açılmıştır.

   
   
    St PIERRE KİLİSESİ
 

  Kentin kuzeydoğusunda Reyhanlı çıkışının yakınında bulunan bu mağarakilise, Antakya'da Hıristiyanlığın yayılma döneminden kalan tek yapıdır. Stauris (Hac) Dağı'nın eteğinde, eni 9.5 m, derinliği 13 m., yüksekliği 7 m. Olan bu mağarada, St. Paul. St. Pierre ve Barnabas ilk Hıristiyan cemaat ile toplanıp onlara vaaz vermişlerdir. Döşemesinde. V. Yüzyıla ait mozaik parçaları ile sunağın sağındaki duvarda bir zamanlar duvarı tümü ile kaplayan fresklerden kalan izler bulunmaktadır.

   
   
    HABİB-İ NECCAR CAMİİ
 

  Kurtuluş caddesi ile Kemalpaşa caddesi kavşağında bulunan camii, Hz. İsa'nın havarilerine ilk inanan ve bu uğurda canını veren bir Antakyalının adını taşımaktadır. Caminin kuzeydoğu köşesinde 4 m. Derinde Habib Neccar türbesi vardır. Cami Osmanlı dönemi eseridir. Etrafı medrese odaları ile çevrilidir. Cami avlusunda bulunan şadırvan 19. yy. eseridir.

   
   
    ULU CAMİ
 

  Memlük döneminde yapılmıştır.Mimari ve yapılış tarihi bilinmemektedir.Avlusu geniş, taş döşemeli, şadırvanlıdır. Caminin duvarlarında altın harflerle yazılmış ayetler vardır.

   
   
    TİTUS (Vespasianus) TÜNELİ
  Antakya merkeze 25 km. Uzaklıkta, Çevlik yöresinde M.Ö. 300 yılında Seleukos Nikator tarafından kurulan antik liman şehridir. Antik şehir içerisinde tapınak, Akrepol, Nekrapol alanı bulunmaktadır. Akdeniz ticareti için önemli olan limanın dolmasını engellemek amacıyla Vespasyanus zamanında başlayıp, Titus zamanında bitirilen 7 m. yüksekliğinde, 6 m. genişliğinde 1380 m. uzunluğunda insan eliyle yapılmış bir tünel bulunmaktadır. Tünelin yakınında Roma dönemine ait 12 Kaya Mezarı (Beşikli Mağara) yer almaktadır.
   
   
    İSSOS HARABELERİ
  Dörtyol-Erzin arasındadır. İskenderun-Adana karayolunun sol yakasında yer alır. Yoldan görülür. Çevrede su depoları, kemerler, tapınak ve Cenevizlerden kaldığı sanılan bir kale ve liman kalıntıları vardır. Pers kralı Darius lll ve Makedon kralı B.İskender'in M.Ö.333 tarihinde savaştığı bu bölge Helenistik dönemde kurulmuş ve Roma döneminde varlığını sürdürmüştür. Şu an bölgede antik şehir kalıntıları ve su kemerleri bulunmaktadır.
   
   
    BAKRAS KALESİ
  Aynı adla anılan köyün hemen üst tarafındadır. Köyün yolu Antakya-İskenderun yolunun 27. km.'sinde ayrılır. Yolun batısında, dağların arasında sarp bir tepe üzerinde yapılmıştır. Önceleri Belen geçidinin girişini, Antakya kurulduktan sonra ise Seleukos başkentini koruma gayesine hizmet etmiştir. Haçlılar döneminde de, Antakya Prensliğinin kuzeyde en önemli savunma noktasıydı.
   
   
    KIZLAR SARAYI (Kasr-El Benet)
  Reyhanlı-Halep asfaltı üzerinde (Tampon bölgede) bulunmaktadır. Bu sarayın bölgeyi kontrol altında tutan bir merkez olduğu ve Bizans devrine ait olduğu sanılmaktadır. Saray girişine iki taraflı kesme iri blok taşlardan oluşan geçitten girilmektedir. Giriş kısmı yıkılmıştır. Orta kısmında yüksek kare planlı bir kule bulunmaktadır.
   
   
    ORTODOKS KİLİSESİ (Aziz Piyer ve Aziz Paul Kilisesi)
  Antakya'da Hürriyet Caddesinde bulunan kilisenin yapımına 1860'lı yıllarda başlanmış, ancak 1872 depreminde büyük hasar görmüş,tekrar başlayan yapım çalışmaları 1900 yılında tamamlanmıştır.
   
   
    KOZ (Kürşat) KALESİ
  Altınözü'ne bağlı Koz Köyü'nün yakınındadır. Eski çağlarda kullanılan ve Altınözü tarafından gelip Harbiye'den geçerek Antakya'ya gelen Kuseyr yolu üzerindedir. Bu kalenin Antakya'nın güney bölgesini emniyet altına almak amacıyla Antakya Prensliği döneminde yapıldığı sanılmaktadır. Antakya Latin Patriğinin de ikamet ettiği yer olan Kale 1268 yılında Baybars tarafından kuşatma sonucunda teslim alındı.
   
   
    BARLAAM MANASTIRI
  Yayladağı ilçesi Keldağ üzerindedir. Keldağ hem Selevukos döneminde, hem de Roma döneminde kutsal yerlerden biriydi. O dönemlerde burada bir Dorik tapınak vardı. (M.Ö. 3. yy) M.S. 4. yüzyılda St. Barlaam buraya gelerek Zeus heykelini yıkmış ve bir keşişler topluluğu oluşturmuştur.
   
   
    PAYAS KALESİ
  Payas'ta Sokullu Külliyesi'nin batısındadır. Burada eskiden harap bir kale vardı. Sahilde inşa edilen Payas Limanı ile tersanenin güvenliği için 1567 yılında kale ve hendeği tamamen sökülerek yeniden yapıldı.
   
   
    HARON (Cehennem Kayıkçısı)
  Kilise yakınında kayalara oyulmuş dev bir büst vardır. Haron adı verilen ve lV.Antiochus Döneminde yapılan büst, M.Ö.ll. yüzyılda bir veba salgını sırasında ölümleri durdurmak amacıyla yapılmıştır.
   
   
    PROTESTAN KİLİSESİ
  Taş bina olan kilise Fransızlar döneminde elçilik ve Fransız Bankası olarak kullanılmıştır. 2000 yılında Güney Kore Kwong Lim Metodist Kilisesi tarafından Protestan Kilisesi olarak kullanılmaya başlanmıştır.
   
   
    ST.SİMEON (Simon) STLİT MANASTIRI
  Antakya-Samandağ karayolu üzerinde Aknehir Beldesine 15 km. uzaklıkta bulunan St.Simeon manastırı kalıntıları Belde sınırları içerisinde 479 m. yüksekliğindeki bir tepe üzerindedir. M.S.6. yy.'da yapılmış olan manastır Antakyalı St.Simeon'un bir sütun üzerinde 40 yıl yaşadığı yer olarak bilinmektedir.
   
   
    SOKULLU KÜLLİYESİ
  İskenderun Dörtyol-Payas mıntıkasında bulunan ve Mimar Sinan'ın eseri olan bu külliye, bünyesinde 45 dükkanlı bir arasta ile han, imaret, çifte hamam, cami, medrese ve sübyan mektebi bulunmaktadır. Yapımı 1574 yılında tamamlanan külliyenin karşısında payas kalesi mevcuttur.
   
   
    BEŞİKLİ MAĞARA
  Samandağ çevlik köyünde deniz kenarında 300 hektarlık alana yayılan ''Seleukeis Pieria'' yada bir diğer söyleyişle ''Pieria'daki Seleukeia''antik kentinin en önemli kalıntılarından birisi olan Beşikli mağara tamamen kayaya oyulmuş mezar kompleksidir. 18. ve 19. yüzyıl seyyahlarınca seyahat kitaplarında Krallar Mezarı olarak tanımlanmış W.Barlett tarafından gravülleri çizilmiştir.Mezar odaının bulunduğu alan, eski çağlarda ölüler şehri olarak adlandırılan bir nekropol alanı olarak düzenlenmiştir.
   
   
    TEL ATÇANA
  Antakya - Reyhanlı karayolu üzerindedir. Atçana höyüğü antik Alalan şehrinin kalıntısıdır. Hititlere ait iki adet saray kalıntısı bulunmuştur.Yapılan kazılarda 17 yerleşim tabakası tespit edilmiştir.
   
   
    HAVRA
  Binanın 1700 yıllarında Havra olarak yapıldığı tahmin edilmektedir. Havrada bulunan mukaddes kitap Tevrat İbranice Ceylan Derisi üzerine yazılmış olup 500 yıllık bir tarihi bulunmaktadır.
   
   
    ANTAKYA TYCHE'Sİ
  Samandağ İlçesi Mağaracık köyü civarında bulunan eser 8 cm. boyunda bronz bir heykeldir. Roma çağına ait olup 83,5 cm. yüksekliğinde, Helenistik çağ heykeltıraşı Eutychides tarafından yapılmıştır.
   
   
    HZ. MUSA AĞACI
  İnanışa göre Hz.Musa ve Hz.Hıdır denizden çıkarlar ve birlikte hıdırbey köyüne gelirler.Hz.Musa asasını su kenarına koyar ve su içer. Asasını orada unutup yoluna devam ederek Musa dağına çıkar. Döndüğünde asasının yeşerdiğini görür o yeşeren asanın bu ağaç olduğu söylenir.
   
   
    KATOLİK KİLİSESİ
  Antakya şehir merkezinde Kurtuluş caddesinde bulunmaktadır. Katolikler 600 yıl aradan sonra tekrar Antakya'ya yerleştiler. Buraya ilk gelenler bir kilise ve Avrupalıların çocukları için bir okul açtılar; daha sonra Antakya'ya gelen Fransız Rahipler buraya küçük bir manastır kurdular. 1852 yılında dönemin sultanlarından bir Katolik Kilisesi kurmak için izin aldılar, kilise birkaç yıl sonra yapıldı.
   
   
    HZ.HIDIR TÜRBESİ
  Samandağı'ndadır.Türbenin içinde Hz. Hıdır peygamberin mezarının bulunduğu söylenir. Bu ziyaretin etrafında üç kez döndükten sonra dua edilir.
   
   
    DARB-I SAK KALESi
  Derb ya da Darb (El-Darb) Arapça geçit yol anlamındadır.Sak ise dağ eteği, vadiye bitişik kısım,yamaç anlamına gelmektedir. Darb-ı sak kalesi, M.Ö. 333 yılında,Pers Kralı Darius'un Büyük İskender'e karşı İssos Savaşından önce karargah kurduğu mekan olarak dikkat çeker.
   
   
    ANTAKYA KALESİ VE SURLARI
  Seleucus - Nikator tarafından Antakya şehri ile beraber inşa edilmiştir.Uzunluğu 23.600 m idi. Günümüzde Habib-i Neccar Dağı tepesinde yıkılmış sur ve iç kale kalıntıları görülebilir.
   
   
    BAYEZİD-İ BİSTAMİ
  Rivayetlere göre 45 kez hacca giden Bayezid-i bestami haclarını bir ekmeğe satarak ekmeğide bir köpeğe yedirerek kutsal topraklarından diyarı rum'a ,yani Hristiyanların yaşadığı Antakya ve amanos ların eteklerindeki hristiyan manastırlarından birine , muhtemelen Darb-ı Sak veya o dönemdeki adıyla Trapesak Kalesine , bugünkü Alibeyli köyü yakınlarındaki bir tepenin üzerinde bulunan bu kaleye doğru yola çıkmıştır.
   
   
    BATIAYAZ
  Antakya-Samandağ karayolu üzerinde, Antakya'ya 20 km uzaklıktadır.Tarih ve doğanın iç içe olduğu, zeytin ve çam ağaçlarıyla kaplı bir yayla köyüdür.
   
   
    MEYDAN HAMAMI
  Selçuklu dönemi yapılarındandır. 1122 yılından itibaren muhtelif tarihlerde İshak, Süleyman Eyyübi ve Cafer ağalar tarafından onarılmıştır.